Dan Brown’ın Yeni Kitabı ve Bilinmeyenleri: “Başlangıç”

By on Ekim 15, 2017

Dan Brown dediğimiz zaman aklımıza bir çok şey geliyor, tarihi mimari yapılar, hristiyanlık tarihi, gizli örgütler, din, bilim, sanat…
Hayranlarını yine hayal kırıklığına uğratmayan Dan Brown, geçtiğimiz hafta yine taşları yerinden oynatacak kitabı Başlangıç’la tüm bilinmeyenleri sorgulatmaya devam ediyor.

Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Kayıp Sembol ve Cehennem’den sonra kahramanımız Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, ‘Başlangıç’ta dünyayı yerinden oynatacak bir buluşun peşine düşüyor. Bu buluş, din ve bilim arasındaki çok tartışılan konulara nokta koyuyor.

“Nereden geldik ve Nereye Gidiyoruz?”

Langdon, insanlığın bugüne kadar yanıt bulamadığı bir açmazı, dünyayı sarsacak bir buluşla çözüp herkesi bir felaketten kurtarıyor. ¹  Kitabın ön sözünde temel olarak bir soru yatıyor. Nereden geldik ve Nereye Gidiyoruz? Bu soruların cevaplarını yıllardır arayanlardan mısınız?

“Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum
sunumun kaba bir kesiti. Bir ay kadar vakti var. Fakat bunu yapmadan
önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok
etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim.
Derin bir iç çeken piskopos kaygılanmıştan çok sıkılmışa
benziyordu. “İlginç bir girizgâh Bay Kirsch. Bize gösterecekleriniz
dünya dinlerinin temelini sarsacakmış gibi konuşuyorsunuz.”
Kirsch kutsal metinlerin saklandığı bu eski mahzende etrafına baktı.
Temellerini sarsmayacak, yıkacak.
Karşısında duran adamları inceledi. Üç gün içinde bu sunumu,
şaşırtıcı olduğu kadar titizlikle hazırlanmış bir etkinlikle
insanlara duyuracağını bilmiyorlardı. Bunu yaptığında dünyadaki
tüm insanlar, dini öğretilerin gerçekten de ortak bir noktası
bulunduğunu anlayacaklardı:
Hepsinin tümden yanlış olduğunu.

 

 

Çevirmen ve editörler odaya kapatıldı!

Dan Brown’ın yeni kitabının Türkçe dahil 11 dile çevrilmesinin altında şaşırtıcı bir ayrıntı var. Çevirmenler ve editörler için çeviri işlemleri bitene ve yayın tarihine kadar gizli çalışma alanı yaratılmış. Çevirmenler haftalarca, bilmedikleri bir şehirde, bir bina içinde, bir arada kilit altında tutulmuş.  Çevirmenler arasında Petek Demir bu koşullarda nasıl çevirdi, editörü Hülya Şat nasıl üzerinden geçti ve yayıncısı nasıl onayladı bunu bilemiyoruz. Çevirmenler, güvenlik önlemlerinin yüksek tutulduğu bu süreçte internet olmayan bir odada yanlarına özel eşyalarını almadan çalışmışlar. Bu gizliliğin nedeni ise, tabii ki romana dair hiçbir ayrıntının, tiplemenin, olayın ve entrikanın dışarı sızmaması..

Durma Paylaş:

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir